Klinik Psikolog

AYHAN KÜRŞAD İNANÇ

Caddebostan, Kadıköy

Psikolog Ayhan Kürşad İnanç

Hakkımda

Klinik Psikolog Kürşad İnanç, Psikoloji lisans ve Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimlerini Üsküdar Üniversitesi'nde tamamladı. Lisans eğitimi süresince akademik araştırmaların yanı sıra İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nde nöropsikoloji odaklı klinik uygulamalar içinde yer aldı.

Mesleki yolculuğuna NP İstanbul Feneryolu Kliniği'nde asistan olarak başladı. Burada süpervizyon kapsamında özellikle Obsesif Kompulsif Bozukluk, Panik Bozukluk ve Kaygı Bozuklukları alanlarında çalışmalar yaptı. Ardından alan eğitimlerini tamamlayıp profesyonel olarak yetişkinler ve çiftler ile çalışmaya başladı.

Sistemik - Dinamik yönelimli bir çalışma benimseyerek Caddebostan'da bulunan kliniğinde Çift Terapisi, Aile Terapisi ve Bireysel Terapi alanlarında hizmet vermektedir.

Mesleki Eğitimleri
  • EFTA (European Family Therapy Association) - Çift ve Aile Terapisi Teknikleri Programı, Dr. Murat Dokur (700 saat)
  • Dinamik Psikoterapi - Prof. Dr. Doğan Şahin
  • Neurofeedback (Sinirsel Geribildirim) Uygulayıcı Eğitimi, Açıkbeyin Eğitim ve Danışmanlık
  • Bilişsel Davranışçı Terapiler Eğitimi - DATEM, Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu
Uzmanlık Alanları
  • Kaygı Bozuklukları
  • Tükenmişlik Hissi
  • Erteleme Davranışları
  • Dikkat ve Dürtüsellik Problemleri
  • Bireyselleşme-Ayrışma-Sınır Koyma
  • Yakın İlişki Sorunları
  • İletişim Sorunları
  • Duyguları İfade Etme Güçlüğü
  • Öfke Kontrol Sorunu
  • Değersizlik-Yetersizlik Hisleri
  • Suçluluk-Utanç Duyguları
  • Özgüven Eksikliği
  • Aldatma
  • Bağlanma Paternleri
  • Ayrılık Süreci

Klinik

Klinik Görseli 1
Klinik Görseli 2
Ayhan Kürşad İnanç - DoktorTakvimi.com

HİZMETLER

Vermekte Olduğum Başlıca Hizmetler

BİREYSEL TERAPİ

Bireysel terapi; kişinin kendini daha yakından tanıması, duygusal zorluklarının kökenini anlaması ve yaşam kalitesini artırmak adına uzman bir terapistle bire bir yürüttüğü güvenli bir keşif yolculuğudur. Kadıköy - Caddebostan bölgesinde sunduğum bu psikoterapi sürecinde sadece bugünkü belirtilere odaklanmakla kalmıyor; içinde bulunduğunuz sistemlerin (aile, sosyal çevre, ilişkiler) ve geçmiş deneyimlerinizin şu anki duygu dünyanıza ve davranışlarınıza nasıl yön verdiğini birlikte inceliyoruz.
Özellikle kaygı, stres veya ilişki döngüleri içinde sıkışmış hissettiğiniz noktalarda; size özel, yargısız ve gizlilik esasına dayalı bir alan sunarak içsel kaynaklarınızı yeniden yapılandırmanıza destek oluyorum. Süreç hakkında merak ettikleriniz için İlk terapi seansında ne konuşulur? yazıma göz atabilirsiniz.

Evet, çözülebilir. Bir ilişkide sürekli aynı tartışmaların içinde kalmak veya benzer hayal kırıklıklarını yaşamak, genellikle fark edilmeden tekrarlanan "ilişki döngülerinden" kaynaklanır. Bu döngüler bir kader değil; geçmişten getirdiğimiz öğrenilmiş davranışların veya karşılanmamış duygusal ihtiyaçların bir yansımasıdır.

Terapide amacımız, bu otomatikleşmiş tepkilerin kökenini anlamak ve döngünün hangi noktada tıkandığını keşfetmektir. Kişi veya çift, bu etkileşim kalıplarını fark etmeye başladığında, eski alışkanlıkların yerine daha sağlıklı iletişim yollarını ve duygusal bağ kurma yöntemlerini koyabilir. Unutmayın ki döngüyü fark etmek, onu değiştirmenin ilk ve en büyük adımıdır.

Kaygı (anksiyete), aslında zihnimizin ve bedenimizin bizi tehlikelere karşı korumak için geliştirdiği doğal bir alarm sistemidir. Ancak bu alarm sistemi, ortada somut bir tehdit yokken de sürekli çalmaya başladığında veya şiddeti günlük yaşamı, ilişkileri ve işlevselliği kısıtladığında kaygı bozukluğu olarak adlandırılır.

Kaygı bozukluğu sadece "evhamlı olmak" değildir; bedensel belirtiler (çarpıntı, nefes darlığı, gerginlik), sürekli "en kötüsü olacak" beklentisi ve bu duygulardan kaçınma davranışlarıyla kendini gösteren psikolojik bir durumdur. Terapide amacımız bu alarm sistemini susturmak değil, onun neden bu kadar hassaslaştığını anlamak ve duygularınızı yeniden yönetebilmeniz için size sağlıklı başa çıkma stratejileri kazandırmaktır.

Sistemik dinamik perspektife göre panik atak, ruhsal ve bedensel sisteminizin verdiği bir "imdat" çağrısıdır. Bu ataklar, genellikle kişinin yaşamındaki duygusal dengelerin sarsıldığı, sınırlarının ihlal edildiği veya bastırılmış çatışmaların artık taşınamaz hale geldiği dönemlerde ortaya çıkar. Panik atak sadece fiziksel bir rahatsızlık değil; sisteminizdeki bir şeylerin yolunda gitmediğine, belki de ilişkilerinizde veya yaşam akışınızda bir değişime ihtiyaç duyulduğuna dair bedenleşmiş bir mesajdır.

Terapide panik atağı sadece susturulması gereken bir belirti olarak görmeyiz. Aksine, bu atağın sizin hayat hikayenizde ve güncel ilişkisel dinamiklerinizde neye hizmet ettiğini anlamaya çalışırız. Kaygının bu denli yoğunlaşmasının kökenlerini -geçmişten gelen bağlanma örüntülerini veya ailevi döngüleri- inceleyerek, bu "alarm sistemini" kökten sakinleştirmeyi ve yaşamınızda daha dengeli bir alan açmayı hedefleriz.

Terapiye gitmek için hayatınızın "altüst" olması veya büyük bir kriz yaşamanız gerekmez. Bazen sadece daha derin bir farkındalık kazanmak veya mevcut potansiyelinizi engelleyen bağlardan özgürleşmek için de bu sürece başvurabilirsiniz. Ancak şu belirtiler, sisteminizin destek istediğine dair önemli işaretler olabilir:

  • Tekrarlayan Döngüler: İlişkilerinizde, iş hayatınızda veya ailevi iletişiminizde sürekli benzer tıkanıklıklar yaşıyor ve kendinizi hep aynı "çıkmaz sokakta" buluyorsanız.
  • Duygusal Taşma veya Donma: Kaygı, öfke, hüzün gibi duygularınızın artık günlük yaşamınızı yönetmeye başladığını hissediyorsanız ya da tam tersi hiçbir şey hissetmeyecek kadar duygusal bir kopukluk yaşıyorsanız.
  • İlişkisel Zorluklar: Sınır çizmekte zorlanıyor, kendinizi başkalarının beklentileri arasında sıkışmış hissediyor veya sağlıklı bağ kurmakta güçlük çekiyorsanız.
  • Fiziksel Belirtiler: Tıbbi bir nedeni olmayan uyku bozuklukları, kronik yorgunluk veya bedensel gerginlikler zihninizin size gönderdiği sessiz mesajlar olabilir.
  • Yaşam Geçişleri: Yas, ayrılık, iş değişikliği veya yeni bir hayat evresine geçiş gibi uyum sağlama sürecinde zorlandığınız dönemlerdeyseniz.

Terapi, "bir sorun olduğu" için değil, "kendinize daha iyi bir yaşam sunmak istediğiniz" için attığınız cesur bir adımdır. Eğer doğru uzmanı bulmakta kararsızsanız, Caddebostan'da psikolog ararken sorulması gerekenler yazım size yardımcı olabilir.

ÇİFT TERAPİSİ

Çift terapisi; iki ayrı bireyin oluşturduğu "ortak alanı", yani ilişkinin kendisini odağa alan bir çalışma sürecidir. Sistemik bakış açısına göre, ilişkideki sorunlar sadece kişilerin hatası değil; ikili arasında farkında olmadan gelişen etkileşim döngülerinin bir sonucudur.

Kadıköy (Caddebostan) çevresindeki danışanlarıma sunduğum çift terapisinde amaç; kimin haklı olduğunu bulmak değil, ilişkinin neden tıkandığını ve her iki tarafın da bu tıkanıklıkta nasıl bir rol oynadığını anlamaktır. Seanslarda; iletişim kazalarını, güven sorunlarını, yakınlık ihtiyaçlarını ve kök ailelerden gelen etkileri birlikte inceleriz. Hedefimiz, partnerlerin birbirini daha derinlemesine duyabildiği, güvenli ve sağlıklı bir bağ kurabildiği yeni bir ilişki zeminini birlikte inşa etmektir. Süreç ve maliyetler hakkında daha fazla bilgi için Kadıköy çift terapisi ücretleri ve süreçleri başlıklı yazımı inceleyebilirsiniz.

Kesinlikle evet. Çift terapisi sadece bir ilişkiyi "kurtarmak" veya sürdürmek için yapılmaz; aynı zamanda bir ilişkinin sağlıklı bir şekilde sonlandırılması için de çok kıymetlidir. Eğer boşanma kararı aşamasındaysanız veya bu sürece girdiyseniz, terapi şu açılardan kritik bir rol oynar:

  • Sağlıklı Ayrışma: Bir ilişkinin bitmesi, sadece fiziksel bir ayrılık değildir. Yılların getirdiği paylaşımların, hayallerin ve ortak geçmişin duygusal olarak da ayrıştırılması gerekir. Terapi, bu süreci yıkıcı bir çatışmadan ziyade, tarafların birbirini anlayarak vedalaştığı daha "onarıcı" bir zemine taşır.
  • Ortak Ebeveynlik (Eğer çocuklar varsa): Partnerlik bitse de ebeveynlik ömür boyu sürer. Terapi, çocukların bu süreçten en az hasarla çıkması için anne-baba rollerinin nasıl dengeleneceğini ve yeni sistemde iletişimin nasıl kurulacağını planlamanıza yardımcı olur.
  • Döngüleri Anlamak: Bu ilişkinin neden bittiğine dair kazanılan farkındalık, bireylerin bir sonraki ilişkilerinde aynı döngülere girmesini engeller.
  • Karar Netliği: Bazen çiftler "ayrılmalı mıyız?" sorusuyla gelirler. Terapi süreci, bu kararın fevri bir tepki mi yoksa üzerinde düşünülmüş sağlıklı bir adım mı olduğunu netleştirmenizi sağlar.

Kısacası; çift terapisi bazen bir evliliği onarırken, bazen de iki insanın birbirinin hayatından saygı ve nezaketle çıkabilmesine rehberlik eder.

İlişki bir sistemdir ve bir sistemdeki tek bir parçanın değişimi, kaçınılmaz olarak bütünün dengesini etkiler. Partneriniz henüz profesyonel bir desteğe hazır olmayabilir; ancak bu, ilişkiniz için yapabileceğiniz hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez.

  • Bireysel İlişki Terapisi: Terapiye tek başınıza gelerek, ilişkinizdeki kendi rolünüzü, tepki verme biçimlerinizi ve partnerinizle kurduğunuz etkileşim döngülerini inceleyebilirsiniz. Siz kendi iletişim dilinizi veya tepki kalıplarınızı değiştirdiğinizde, partnerinizin de size verdiği "otomatik" tepkiler değişmeye başlayacaktır.
  • Kendi Sınırlarınıza Odaklanmak: Partnerinizin değişmesini beklemek bazen süreci kilitleyebilir. Terapi, sizin bu ilişki içinde nerede durduğunuzu, ihtiyaçlarınızın ne kadarının karşılandığını ve hangi noktalarda sınır çizmeniz gerektiğini fark etmenizi sağlar.
  • Dolaylı Değişim: Siz kendi içsel huzurunuzu ve kaygı yönetimini sağladıkça, ilişkinizdeki gerginlik seviyesi düşebilir. Bu durum bazen, başlangıçta direnç gösteren partnerin de sürece dahil olması için güvenli bir alan yaratır.

Unutmayın; bir ilişkiyi iyileştirmeye başlamak için her zaman iki kişinin aynı anda adım atması şart değildir. Sizin atacağınız farkındalık adımı, ilişkinizdeki düğümlerin çözülmesi için gereken ilk kıvılcım olabilir.

RANDEVU AL

Randevu ve bilgi almak için bana aşağıdaki numaradan ulaşabilirsiniz:

+90 531 550 39 95